HABER AKIŞI
Ekonomi
KMTSO Yüksek İstişare Kurulu Toplandı
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş'ta Toplu Taşımada Yeni Dönem Başladı!
Kahramanmaraş
Başkan Akpınar’dan 5 Nisan Madalya Günü Mesajı
Kahramanmaraş
“İstiklal Madalyası, Aziz Ecdadın Şanlı Zaferinin Edebi...
Ekonomi
17 Milyar Liralık Destekleme Ödemesi Hesaplara Aktarılı...
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş’ın Türk Edebiyatındaki Yeri Derinlemesine...
Gündem
5,2 Büyüklüğündeki Deprem, Kısa Süreli Paniğe Neden Old...
Kahramanmaraş
KSÜ THM Korosu Konseri Büyük İlgi Gördü
casino
Slot oyunlarında yüksək və aşağı volatillik fərqi: Nəyi...
Asayiş
Kahramanmaraş’ta Narkotik Ve Kaçakçılığa Darbe
Kahramanmaraş
“Aile İçi İletişim” Söyleşisi Andırın’da Yoğun İlgi Gör...
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş’ın Madalya Günü Gururla Kutlandı
Kahramanmaraş
Şehir Çiçek Açtı; Kavşaklarda Görsel Şölen
Kahramanmaraş
Onikişubat'ta 9 Farklı Mahallede Kaldırım Ve Yol Çalışm...
Kahramanmaraş
Milli Heyecan Dev Ekranda Yaşandı; Dünya Kupası Bileti...
Kahramanmaraş
Türkoğlu Atıksu Arıtma Tesisinin Kapasitesini Artırdı
Kahramanmaraş
Mobil Kütüphane Mart’ta Yüzlerce Çocuğa Ulaştı
Kahramanmaraş
Onikişubat Belediyesi’nden 62. Kütüphaneler Haftası’na...
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş'ın Kültürü İstanbul'a Tanışıyor!
Kahramanmaraş
Gençliğin Kahramanmaraş’taki Yeni Merkezinde Yüzde 80 S...
Kahramanmaraş
Deprem Sonrası Çalışmalar Değerlendirildi: Hedef Daha G...
Siyaset
AK Parti Kahramanmaraş Heyeti İçişleri Bakanı Çiftçi il...
Ekonomi
İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Lokomotifi Oldu
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş'ta İtfaiye, Mart Ayında 667 Olaya Müdahal...
Ekonomi
Kahramanmaraşlı Üreticiler Konya Tarım Fuarı'na Uğurlan...
Kahramanmaraş
Başkan Görgel, “Yüreğimiz Yandı, Milletimizin Başı Sağ...
Kahramanmaraş
ALO 153, Mart Ayında Vatandaşlara Etkin Hizmet Sundu
Siyaset
Yeniden Refah Kahramanmaraş’ta Kenetlendi: Hedef Daha G...
Kahramanmaraş
KSÜ’de Hafızlık Yarışması Akdeniz Bölge Finali Gerçekle...
Kahramanmaraş
Onikişubat Belediyesi Meclis Toplantısı Bu Kez Daha Anl...
Prof. Dr. Ergun, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, “İnsan sadece fiziksel ve fizyolojik bir varlık değil aynı zamanda psikolojik, sosyolojik ve kültürel özelliklere sahip olan bir canlıdır. Bilimsel anlayışa göre tüketen / tükenen modern insana biyopsikososyal açıdan bakma zorunluğu vardır” dedi.
Sağlık ve hastalık kavramlarının birbiriyle ilişkili organ veya sistem, kişi, toplum veya sosyal yaşam alanlarında incelenebileceğini belirten Prof. Dr. Ergun, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu üç alandaki kısıtlılık veya yetersizlikler Uluslararası Yetersizlik, Özürlülük ve Engellilik Sınıflaması olarak yayınlanmış ve 2001 yılında ‘ICF’ kavramını oluşturmuştur” ifadelerine yer verdi.
“Yetersizlik; organ alanını, özürlülük; kişi alanını, engellilik ise toplum alanını yansıtmaktadır. Hastalık veya bozukluk yetersizliğe, yetersizlik özürlülüğe, özürlülük de engelliliğe neden olmaktadır” diyen Prof. Dr. Ergun şöyle devam etti:
“ICF; engel tanımı yerine ‘katılım’, katılım ise ‘yaşam durumlarına ilgi’ olarak tanımlanmıştır. Kendine bakım, mobilite, sosyalizasyon, eğitim, rekreasyon ve toplum yaşamını içerir. Aktiviteye katılım kişinin arkadaşlık, beceri geliştirme, yetkinlik geliştirme, yaratıcılığı arttırma, mental ve fiziksel sağlığa kavuşma ve amaçlı / anlamlı yaşam belirlenmesine yardımcı olur ve mücadele yeteneğini geliştirir.”
YAŞAM KALİTESİ
Yaşam kalitesinin, kişinin içinde yaşadığı sosyokültürel ortamda kendi sağlığını öznel olarak algılayışı olarak tanımlandığını anımsatan Prof. Dr. Ergun, "Sosyal katılımın, yaşam kalitesi ile tutarlı ve sağlam bir bağlantısı vardır. Yaşam kalitesi geniş kapsamlı bir kavramdır ve kişinin fiziksel sağlığı, psikolojik durumu, bağımsızlık seviyesi-sosyal ilişkileri-kişisel inançlarından etkilenir” diye konuştu.
Engelli bireylerin hayatın birçok alanında eşitsizliğin, sağlığın bozulmasının, sosyal yaşama katılımda kısıtlamanın yaşam kalitesini etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Ergun, bu nedenle engelli bireylerde yaşam kalitesinin değerlendirilmesinin ve buna yönelik önlemlerin alınmasının rehabilitasyon açısından büyük önem taşıdığına vurgu yaptı.
KAYGI
Kaygının (anksiyete); korku, endişe, gerginlik gibi subjektif hissedilen bir duygu ve kişilik bütünlüğünün tehdit edildiği herhangi bir durumda ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Ergun, çağımızdaki kaygıların insanın duygu dünyasındaki renkliliği olumsuz etkileyerek ruhsal sorunlara yol açtığının altını çizdi.
Kaygının hem sağlıklı hem de engelli bireylerde fiziksel, fizyolojik, zihinsel ve psikolojik rahatsızlıklara neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Ergun, şunları kaydetti:
“Engelli bireylerde normal yaşamın getirdiği sıkıntıların yanında engelden kaynaklanan sorunlar da kaygıyı artırabilmektedir. Engellinin yaşadığı aile çevresi, engeliyle birlikte yaşamak zorunda kaldığı sosyal çevresi ve engelin bireyde yarattığı bütün olumsuz durumlar göz önüne alındığında, engelli bireylerin kaygı düzeylerinin sağlıklı bireylerden daha yüksek olacağı beklenen bir durumdur.
Engelli bireylerde kaygıya yol açan sorunların saptanması bunlara yönelik çözüm önerilerinin üretilmesi, konuyla ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılması ve rehabilitasyon programları içerisinde bu durumun dikkate alınması çok önemli bir konudur. Sosyal yaşama katılımlarının artmasında sporun çok önemli bir yeri vardır. Kişinin farklı kimlik ve rollerini keşfetmesini, kendini algılayışını değiştirmesini sağlar, grup duygusunu öne çıkararak, engelin farkındalığını azaltır, benliği geliştirirken, stresle başa çıkmada yardımcı olur.”
PSİKOSOSYAL SORUNLAR
Prof. Dr. Ergun, engellilerin karşılaştığı psikososyal sorunları şöyle sıraladı:
“Sosyal izolasyon, eksilmiş özgüven, günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık, sosyal iletişim becerilerinde azalma, ailenin ve kişinin engeli kabullenme güçlüğü, ailenin aşırı korumacı tutumu, depresyon, anksiyete, finansal sorunlar (uygun olmayan ev modifikasyonları), engelin fiziksel çevreyi öğrenme ve keşfetmeye engel olması, sağlıklı popülasyona göre beş kat fazla olan intihar girişimi oranı, ön yargılar, dışlama, iş değişikliği ya da işsiz kalma, ailedeki rolün değişmesi, boş zaman aktivitelerine katılımda kısıtlama, eğitim problemleri, otonominin kaybolduğu hissi ve bununla baş edecek gücü kendinde görememe, çocuk gibi davranma hissi, kullanılan yardımcı cihazın sürekli engeli hatırlatması, diğer insanlardan farklılığı hatırlatması, ciddi anksiyete periyotları, romantik ilişki azlığı, dışarı çıkma ve dolaşmada zorluk, izole edilmiş olma hissi, toplumda dışlanma ve ayırıma maruz kalma sonucu negatif benlik algısı, toplumun bakış açısı ve bakışından dolayı farklı hissetme duygusu, mimari engeller, toplu taşımadan ve istihdam olanaklarında yararlanamama.”
SPORUN YARARLARI
Prof. Dr. Ergun, fiziksel aktivite ve sporun yararlarını şöyle özetledi:
“- Fiziksel streslerin üstesinden gelebilme becerisini geliştirir,
- Kardiovasküler (kalp veya kan damarlarının hastalıklarını içeren gruba verilen genel bir isimlendirmedir) enduransı (dayanıklılık) artırır,
- Hareket etme becerisini geliştirir,
- Spora yönelik yapılan esneklik egzersizleri ve dirençli egzersizler sayesinde günlük yaşam aktivitelerinde daha bağımsız olmalarına yardımcı olur,
- Kas gücü, endurans, kemik yoğunluğu artar ve yaralanma riski azalır. İkincil komplikasyonların görülme sıklığı azalır,
- Düşme sıklığı azalır, çalışma kapasitesini artırır,
- Mortaliteyi (ölüm oranı) azaltır.”
PSİKOLOJİK VE SPSYAL YARARLARI
Fiziksel aktivite ve sporun, psikolojik ve sosyal yararlarına değinen Prof. Dr. Ergun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“- Yaşam kalitesini artırır,
- Benlik imajını geliştirir, sosyal bütünleşmeyi yani sosyal entegrasyonu arttırır.
- Depresyonu azaltır, sosyal iletişimi artırır, beklenen yaşam süresini uzatır.
- Fiziksel kapasiteyi arttırarak dolaylı yoldan psikolojiyi de olumlu yönde etkiler.
- Fiziksel olarak aktif olan engelli bireyler yaşamdan daha çok zevk alırlar, hayattan beklentileri artar, ikincil sağlık problemleri ile daha az karşılaşırlar. Kendilerini güçlü hissederler. Kendilerine güvenleri artar. Benlik algıları gelişir. Anlık ve genel psikolojik durumları daha stabil olur.
- Spora ayrılan sürenin artması kişinin farklı kimliklerini/ rollerini keşfetmesini sağlar. Kendini algılayışını değiştirme fırsatı sunar.
- Spor grup duygusunu geliştirir, engelin farkındalığını azaltır.
- Engelli sporu ile uğraşan bireyler genellikle pozitif düşünceye sahip olur ve tekerlekli sandalye kullanma becerileri gelişir
- Fiziksel aktiviteye düzenli katılım bağımsızlığı ve mücadele yeteneğini geliştirir. Arkadaşlık kurmaya fırsat tanır, yaratıcılığı geliştirir, kişilik gelişimine yardımcı olur ve anlamlı bir yaşam sağlar.”
BENZER HABERLER
Sağlık
Nedeni Bilinmeyen Diz Ağrılarının Altından ‘Lipödem’ Çı...
Sağlık
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın KSÜ Tıp Fakültesi Ha...
Sağlık
KSÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı ve Vefa Töreni Düzenlendi
Sağlık
Op. Dr. Devseren: Toplumun Yüzde 40’ı Baş Ağrısı Sorunu...
Sağlık
Prof. Dr. Ahmet Karacalar Uyardı: "Sadece Estetik Bir S...
Sağlık
Popüler Estetik Trendinin Karanlık Yüzü: Sünnet Derisi...
Sağlık
Kilo Veremiyorsaniz Suçlu İradeniz Değil, Lipödem Olabi...
Sağlık
HG Holding Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Halil Gürsoy...
Sağlık
Doğayla Uyumlu Yaşamalıyız: Plastik Kirliliğine Son Ver...
Sağlık
“Kadına Yönelik Her Türlü Şiddet Anneye Yöneliktir”
ÇOK OKUNANLAR
01
Büyükşehir Yaz Konserleri’nde Yavuz Bingöl Rüzgârı
02
Başkan Adayı Buluntu’yu Yeni Başarı Hikâyeleri İçin Des...
03
Sanko Üniversitesi Hastanesi’nde Emzirme Haftası Etkinl...
04
Özsoy, “Yıl Sonu Dolar 30 TL’ye Ulaşılabilir”
05
Dulkadiroğlu Gençlik Merkezleri Gençlerin Gözdesi
06
Tırnak Trendlerinde Sonbahar Alarmı!
07
Binlerce Kişi Ramazan’ın İlk Gününde Milli İrade Meydan...
08
EXPO 2023 İle Genç Yetenekler Keşfedilecek
09
Batı Mahallelerine Yeni Duble Yol
10
İzmir Basınının Acı Kaybı
11
Yeniden Refah Partisi’nden Miting Gibi Toplantı
12
Dünya Göçebe Oyunlarında Müsabakalar Nefes Kesiyor