Çetin açıklamasında, “Bugün burada kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin; iyi bir insan, milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı tarif edilemez boyuta taşımıştır” ifadelerini kullandı. Menfur saldırı sonucu İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenin hayatını kaybettiğini, bir diğer öğretmen ile bir öğrencinin yaralandığını belirten Çetin, yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğünü kaydetti. Vefat eden öğretmene Allah’tan rahmet; ailesine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı; yaralı öğretmen ve öğrenciye ise acil şifalar diledi.
“EĞİTİMCİYE YÖNELEN ŞİDDET, BİR TOPLUMSAL ÇÜRÜME BELİRTİSİDİR”
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirten Çetin, öğretmenlere yönelen saldırıların eğitim-öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak boyuta ulaştığını ifade etti. “Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi; kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir.” dedi. Yaşanan olayın ne ilk ne de son olmasından endişe duyduklarını dile getiren Çetin, eğitimciye yönelik şiddetin vaka-i âdiyeden sayılmaya başlandığını, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği bir dönemin yaşandığını belirtti. Eğitimciye şiddetin artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorunu haline dönüştüğünü ifade etti. Eğitimcilere yönelik saldırıların geleceği kararttığını ve eğitim camiasını tedirgin ettiğini kaydeden Çetin, özellikle failin öğrenci olduğu durumların sorunun sıradan bir şiddet vakası olmadığını, toplumsal bir sorunla karşı karşıya olunduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. AİLE İÇİ DÜZENSİZLİK ÇEVREYE SUÇ OLARAK YANSIYOR Çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin bulunduğuna dikkat çeken Çetin, çocuğun ruhsal, psikolojik ve ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının suça zemin hazırladığını belirtti. Aile içindeki düzensizlik, ilgisizlik ve değersizliğin topluma, okula ve çevreye suç olarak yansıyabileceğini ifade etti. Şiddete dayanan cehaletin ortadan kaldırılması için yalnızca çocuk ve genç eğitimine değil, yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Çetin, suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de sorumluluğunun gözetilmesi gerektiğini dile getirdi. Yaşanan acıların geçmişteki ihmal ve umursamazlığın sonucu olduğunu belirten Çetin, soruna karşı duyarsız kalınmasının şiddetin artmasına zemin hazırladığını ifade etti. Çözüm önerilerinin dikkate alınmamasını eleştiren Çetin, “Umursamazlık ve duyarsızlık, şiddetin ateşine benzin dökmekten başka bir anlama gelmemektedir.” dedi. GÜVENLİ ÇALIŞMA ŞARTLARI SAĞLANMALI Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğüne dikkat çeken Çetin, uluslararası hukuk ve anayasa çerçevesinde devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önlemekle yükümlü olduğunu hatırlattı. Caydırıcı yasal zeminin ve idari koşulların oluşturulmasının, ihlalleri önleyici ve cezalandırıcı bir infaz mekanizmasının geliştirilmesinin hukuk devleti olmanın gereği olduğunu vurguladı. Okul güvenliğinin tesis edilmesi ve eğitim hizmetinin güvenli ortamda yürütülmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti. Eğitimcilerin her türlü şiddet ve saldırı karşısında savunmasız bırakılmaması gerektiğini belirten Çetin, yaptıkları işin onuruna ve ağırlığına uygun güvenli çalışma şartlarının sağlanmasını talep etti. Açıklamada ayrıca, Fatma Nur öğretmenin ebediyete uğurlandığı belirtilerek, okullarda şiddeti protesto etmek amacıyla İstanbul’daki tüm eğitim kurumlarında 1 günlük iş bırakma kararı alındığı duyuruldu. Bu kararın hem bir tepki hem de bir çağrı olduğu ifade edildi. Çetin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:“Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır.
Bu çağrı güvenli okul talebidir.
Bu çağrı şiddetsiz bir gelecek iradesidir.
Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz:
Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”