- Parola Dergimizin ilk sayısında, genç yaşta ülke içinde ve dışında birçok başarıya imza atmış, Kahramanmaraş’ın adını National Geographic’ de tüm dünyaya duyuran, Başkonuş Yaylası Turizm Tesisi Yönetim Kurulu Başkanı, TUTAP Akdeniz Bölge Temsilcisi ve TÜRES Kahramanmaraş Şube Başkanı Serhan Erdoğanyılmaz ile Başkonuş Yaylası’nı ve Kahramanmaraş turizmini konuştuk.
- Başkonuş Yaylası Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorsunuz. Aynı zamanda TUTAP Doğu Akdeniz Bölge Temsilcisi ve TÜRES Kahramanmaraş Şube Başkanlığı görevini yürütüyorsunuz. Bu genç yaştaki başarınızı neye borçlusunuz?
Profesyonel kariyerinde uzun yıllar yurt dışında bulundum. Enerji ve Sanayi alanlarında yurt dışı projeleri sonlanana kadar satınalma ve tedarik süreçlerinden sorumlu oldum. Bu süreçte Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya, Hollanda, Kuzey Afrika, ABD, Mali, Gana, Madagaskar, Sudan ülkelerinde yaşadım. Bu ülkelerde bulunarak kazandığım bakış açısını kullanarak, Turizm konusunda işletme sahibi olarak hem dünya vizyonuna sahip oldum, hem de profesyonel iş tecrübemle turizme yeni bir soluk kazandırdım. Tüm bilgi, tecrübe ve yurt dışı deneyimlerimi, Ülkeme, Doğu Akdeniz Bölgeme ve Kahramanmaraş turizmine hizmet etmeye çalışıyorum.
TECRÜBEMİ TURİZME YANSITTIM
- Başkonuş Yaylası sadece Kahramanmaraşlılar tarafından bilinirken önce yurt çapında, sonra da uluslararası bir üne kavuştu. Bunu nasıl başardınız?
1,3 ve 5 yıllık planlamalar yaptık. Yıllar bazında baktığımızda aldığımız sonuçlar hedeflerimizin daha da üstüne çıktı. Başarının karşılığı çok çalışmaktan, doğadan ve tevekkülden geçiyor. Birçok şeyi bir arada yapmaya çalıştık. Bölge, piknik alanı olarak biliniyorken, aynı zamanda konaklama, yani şehrin otel turizmine göre planlama yaptık. Babam Serdar Erdoğanyılmaz; Kahramanmaraş'ın bir değerine sahip çıkmış, bozdurmamış, elde değdirmemiş ve buraya doğayla uyumlu bungalovlar yapmış. Ben de
tedarik zincirindeki tecrübemi turizme yansıttım.
Başkonuş Yaylası’nı bölümlere ayırdık. Her bölümün başına da alanında uzman kişileri getirdik. Çalışmalarımızın en başında hiç kimse bu kadar başarı elde edeceğimizi düşünmüyordu. Hatta bana ‘
bu kadar kariyerin içerisinde mesire alanına mı geldin?’ diyorlardı.
Hani bir söz var ya
“müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli zanneder” diye.
Onlar bizim duyduğumuzu duymadılar. Biz Başkonuşa ve Kahramanmaraş'a güvendik. “
Bu şehrin bir şekillerde kabuğunu kırması gerek” dedik.
Başkonuş bu konuda çok güzel bir oluşumdur. Kategorize ederken Başkonuş yaylası; bir otel olsun, otel olacaksa buranın bir resepsiyonu olsun dedik ve bölgenin en şık bir resepsiyonu yaptık. Bir dağ oteli konsepti düşündük ve hiçbir zaman da ben bunu Norveç'te gördüm uygulayalım değil.. Her detayda Kahramanmaraş’ı temsil edelim dedik.
SERSEM YAYLASI BAŞKONUŞ YAYLASINA KATILDI
Kahramanmaraş'ın neyi meşhurdur? Ceviz oymacılığı… mesela şark köşesini ceviz oyma yaptık. Sehpa yerine 200 yıllık sini koyduk. Attığımız her adımda yükselerek devam ettik. İlk başarı da, National Geographic de yer almakla beraber mart ayında çekilen bir fotoğrafı, ayın fotoğrafı seçilerek geldi. O kare sersem yaylasında çekildi. Bu fotoğraf uluslararası basında yayınlandığında Kahramanmaraş Sersem yaylası diye yazıldı. Şunu da belirtmek istiyorum Sersem Yaylası da artık Başkonuş yaylasına dahil oldu. Yıllarca yerde ateş yakıldığı, silahların sıkıldığı, alkol alan insanların uğrak noktası haline gelen yeri National Geographic’ye taşıdık. ‘Kahramanmaraş Başkonuş Sersem Yaylası’ diye yer aldı. Bu başarı şehir değil ülke çapında bir başarı. Tabi bunları alkış, tebrik için değil, memleketimiz Kahramanmaraş için yapıyoruz. Bu başarıların devamını getirmemiz gerektiğini düşünerek, TÜRES Başkanlığı göreviyle bu bakış açısını tüm üyelerimize vermeye çalışıyoruz.
KURTULUŞ MÜCADELESİ VERMİŞ MADALYALI ŞEHRİN GÜNÜMÜZDEKİ MÜCAHİTLİĞİNİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ
Kurtuluş mücadelesine denk gelen bu röportajın ana maddesi aslında şu:
Kurtuluş mücadelesi vermiş madalyalı bir şehrin biz de şu an günümüzdeki mücahitliğini yapmaya çalışıyoruz. Biz de bu kurtuluş vizyonunu devam ettiriyoruz. O zamanlarda savaş, topla tüfekle olurken şu an içinde bulunduğumuz savaş medyayla, sinemayla, diziyle oluyorsa biz de bu savaşı vermeye çalışıyoruz ve benim bu sevdamı herkes biliyor. O yüzden Kuruluş Osman dizisi Başkonuş Yaylası’nda çekilmesi için çok mücadele ettim ve bunu da başardık.. Ardık savaşlar algıda. Dulkadiroğlu beyliğini öne çıkarmamız lazım. Gurur duyacağımız bir tarihimiz var.
YURTDIŞINDA YAŞAYAN HALKIMIZA HİTAP ETMELİYİZ
- Kahramanmaraş'a katma değer sağlayacak projelerinizi anlattınız, ileriki dönemlerdeki hedefleriniz ve projeleriniz var mı?
Yavşan Yaylası’nı, Başkonuş Yaylası’nı, Yedi Kuyular’ı, Andırın’ı, Elbistan’ı, Çağlayancerit’i, Afşin’i ve diğer turistik bölgelerimizi turizme açmamız gerek. Yurt dışında yaşayan Kahramanmaraşlılara ulaşarak turistik bölgelerle buluşturmamız lazım. Yurt dışında yaşayan yüzbinlerce hemşerimiz var. Yabancı turiste ulaşmak çok zor. Çünkü yabancı turistin bir ilkesi var. “Ben Türkiye'ye gelirsem ilk önce İstanbul'a gelirim” diyor. İstanbul turundan sonra senin rekabet ettiğin kısım şunlar: Kapadokya, Bursa, Abant, Karadeniz, Mardin. Kahramanmaraş birden bunların içine giremez. O yüzden yabancı turisti getirmek ilk etapta çok zor. Bizim yurtdışında yaşayan kendi halkımıza hitap etmemiz lazım. Şunu çok net söylüyorum:
Günübirlik kendi halkımıza hitap etme ile turizmi birbirinden ayırmalıyız. O turizm değil. Turist senin şehrinden olmayan insanın gelmesidir. Bizim bu insanları buraya getirip o insanların Kahramanmaraş'ın ekonomisine katkı bırakmak için para harcamasını sağlamalıyız.
SICAK PARA EKONOMİK KRİZLERİN CAN SİMİDİDİR
- Şehirlerin kalkınması için turizmin önemi nedir?
Bence birinci sıradadır. Diğer sektörleri turizmden ayıran özellik şu; Turizmin hammaddesi ithal değil. Tekstil şehriyiz… makine ithal, pamuk ithal, kimyasal ithal. Turizm öyle değil. Halden sebze alıyorsun, kasaptan et alıyorsun. Dağılımlı ekonomi var ortada.
Sıcak para ekonomik krizlerin can simididir. Kahramanmaraş, turizmini sağlam tutarsa zenginleşme gerçekleşir. En azından krizlerden sağ çıkarsınız. Başkonuş Yaylası’na gelen turistten Kahramanmaraş ekonomisine yılda 5 milyon lira giriyor.